Dünya ve İslam

 

Münih’te Uygurların Sesi Yükseliyor

Share

Doğu Türkistan/Uygur Zirvesi için Geri Sayım Başladı

Almanya’nın Münih kenti, 23–25 Mayıs 2025 tarihleri arasında, Doğu Türkistan meselesinin küresel boyutta tartışılacağı 3. Doğu Türkistan/Uygur Zirvesi ve eş zamanlı olarak düzenlenecek Uygur Gençlik Zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

 Dünya Uygur Kurultayı (DUK) öncülüğünde organize edilen zirve, insan hakları savunucularını, akademisyenleri, siyasetçileri, diaspora temsilcilerini ve çeşitli müttefik toplulukları bir araya getirerek uluslararası farkındalığı artırmayı hedefliyor.

Zirvede bu yıl odakta olacak ana başlıklar:

  • Çin’in Doğu Türkistan’daki kültürel soykırım politikaları,
  • ABD-Çin ve AB-Çin ilişkileri bağlamında insan hakları diplomasisi,
  • Yapay zekâ destekli gözetim teknolojilerinin Uygurlar üzerindeki etkisi,
  • Uygur diasporasının yaşadığı baskı, iade tehditleri ve hukuki boşluklar.

DUK’un yaptığı açıklamada, “Çin rejiminin Doğu Türkistan’da sürdürdüğü soykırım ve insanlığa karşı suçlar, 11 ülke parlamentosu tarafından tanınmış olmasına rağmen, uluslararası tepkiler hâlâ yetersiz kalmaktadır.” ifadeleri yer aldı.

Kimler Katılıyor?

Bu yılki zirve, önceki yıllardan daha geniş kapsamlı olacak. Organizasyon komitesine göre, 20 farklı ülkedentemsilcilerin katılması bekleniyor. Katılımcılar arasında şunlar öne çıkıyor:

  • Uluslararası tanınırlığı olan insan hakları örgütü temsilcileri (Amnesty International, Human Rights Watch gibi),
  • Çin politikaları üzerine çalışan uzman akademisyenler ve araştırma kuruluşları,
  • ABD, Kanada ve AB ülkelerinden milletvekilleri ve diplomatlar,
  • Genç Uygur aktivistler ve öğrenci toplulukları,
  • Tibet, Güney Moğolistan, Hong Kong, Tayvan ve Moğol diasporası temsilcileri.

Bu çeşitlilik, zirvenin sadece Uygurların değil, Çin baskı rejiminden etkilenen tüm toplumların ortak bir sesi olma niteliğini vurguluyor.

Daha Önce Neler Olmuştu?

İlk iki zirve, özellikle 2021’de Londra’da kurulan Uygur Mahkemesi’nin kararı sonrası uluslararası kamuoyunda ses getirmişti.

  • 1. Zirve: Washington D.C. (2022) — ABD Kongresi üyelerinin de katılımıyla Çin’e yaptırım çağrıları yapılmıştı.
  • 2. Zirve: Tokyo (2023) — Japonya’da Uygurların durumu geniş medya ilgisiyle gündeme gelmiş, özellikle Japon akademi dünyasında güçlü bir yankı uyandırmıştı.

Her iki zirve de Çin’in uluslararası baskıya direnme stratejilerine karşı sivil toplumu harekete geçirmeyi amaçlamıştı.

Zirve Neden Önemli?

2025 yılında Çin’in, yapay zekâ destekli gözetim politikalarını yoğunlaştırması, özellikle Avrupa’da yaşayan Uygur diasporasını daha büyük risklerle karşı karşıya bırakıyor.
DUK’un açıklamasına göre, birçok Uygur sığınmacı, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde dahi gözetim, gözaltı ve Çin’e zorla iade edilme tehdidi altında yaşıyor. Bu nedenle zirve hem hukuki güvenlik hem de siyasi baskılara karşı kolektif bir farkındalık ve savunma hattı oluşturmayı hedefliyor.

Sonuç Beklentisi: Sessizlik Duvarını Aşmak

Münih Zirvesi’nin sonunda kamuoyuyla paylaşılması beklenen bildirgede;

  • Çin’e yönelik daha somut yaptırım çağrıları,
  • Uygurların gözetim teknolojilerine karşı korunmasına dair öneriler,
  • Avrupa’daki sığınmacıların iade edilmemesi için hukuki girişimler gibi maddeler yer alacak.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir. Dünya ve İslam’ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Daha Fazla Makale

Yazardan Daha Fazla Makale