Dünya ve İslam

 

Kırımoğlu’ndan Mesaj: Türklerin Acılarını Göz Ardı Etmeyin

Share

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dile getirdiği “Türkiye-Rusya-Çin ittifakı” önerisi, Türk dünyasında çeşitli tartışmalara yol açtı. Kırım Tatarlarının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, bu öneriye ilişkin düşüncelerini paylaşarak, Türkiye’nin dış politika tercihlerinin Türk halkları tarafından yakından takip edildiğini bir kez daha ortaya koydu.

Kırım Haber Ajansı’na (QHA) konuşan Kırımoğlu, öneriyi ilk duyduğunda şaka niteliğinde bir haber olduğunu düşündüğünü söyledi. Haber doğru olduğunu teyit ettikten sonra ise Türk Dünyası’na en çok zor zamanları yaşatan ülkelerle yakın ittifakların anlamlı olmayacağını ifade etti.

Kırımoğlu QHA’ya verdiği söyleşide,

“Türk Dünyası’na en çok eziyet yapan faşist Rusya ve komünist Çin. Onlarla ittifak kurmak istiyorsun… Eğer bu devletleri seçiyorsan orada bir boşluk var; Kuzey Kore’yi de Belarus’u da sok oraya. Bütün pislikler beraber olsun. Bu ne demek? Şimdi Kırım Yarımadası işgal altında, yüzlerce insanımız hapiste. Sadece işgale karşı oldukları için insanlarımızı kaçırıp öldürüyorlar. Şimdi bu devletle ittifak olunmalı diyor. Manası ne bunun? Oradaki Türkleri düşünmüyor musun? Anlam veremiyorum.”

Bugün Kırım’ da hala işgal koşulları sürüyor, Doğu Türkistan’da ise Uygurlar ağır insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya. Bu bağlamda Rusya ve Çin’in politikaları, Türk dünyasıyla ilişkilerde bazı hassasiyetler doğuruyor. Kırımoğlu’nun sözleri, Türkiye’nin bu devletlerle kuracağı ittifakların sadece jeopolitik dengeler açısından değil, aynı zamanda Türk dünyasıyla dayanışma açısından da nasıl algılanacağına dikkat edilmesi gerektiğine dair bir mesaj.

Türkiye, son yıllarda Türk Devletleri Teşkilatı gibi platformlar aracılığıyla Türk halklarıyla bağlarını güçlendirmeyi stratejik bir öncelik haline getirdi. Ortak tarih, dil ve kültür temelinde gelişen bu bağ, Türkiye’nin dış politikasında stratejiden öte, tarihsel bağlara dayanan bir tercih. Dolayısıyla, ittifak arayışlarının bu vizyonla ne ölçüde uyumlu olduğu dikkatle değerlendirilmeli.

Bugün Türk dünyasının farklı coğrafyalarında farklı koşullar söz konusu. Kırgızistan örneğinde olduğu gibi, Çin’e yüksek düzeyde ekonomik bağımlılık yaşayan devletler var. Kırgızistan’ın dış borcunun önemli bir kısmı Çin’e ait ve altyapı yatırımları büyük ölçüde Pekin’in finansmanı ile gerçekleşiyor. Tacikistan ise hala Rusya’nın siyasi ve askerî etkisini yoğun biçimde hisseden bir ülke. Moskova’nın askerî üsleri bu ülkede varlığını sürdürürken, Rusya’da çalışan milyonlarca Tacik göçmenin gönderdiği döviz ülke ekonomisinin temelini oluşturuyor. Benzer şekilde Türkmenistan, resmî tarafsızlık politikası izlese de doğal gaz ihracatında Çin’e büyük ölçüde bağımlı. Kazakistan ve Özbekistan ise görece daha dengeli bir politika izlemeye çalışarak, Rusya, Çin ve Batı arasında denge kurmaya çalışıyor. Aslında bu tablo bize, Türk dünyasının homojen bir yapıya sahip olmadığını, her bölgenin farklı jeopolitik zorunluluklar barındırdığını gösteriyor.

Türkiye ise bu ülkelerden farklı olarak köklü bir devlet geleneğine, çok yönlü ittifak seçeneklerine ve bağımsız karar alabilme kapasitesine sahip bir aktör konumunda. NATO üyesi, AB ile müzakere sürecine sahip, bölgesel dengelerde etkin rol oynayabilme kapasitesinde.

Bu nedenle Ankara’nın dış politika tercihleri, yalnızca mevcut konjonktür değil, uzun vadeli vizyon ve uluslararası sistemdeki çok boyutlu ilişkiler dikkate alınarak şekillenmeli.

Türk Devletleri Teşkilatı ve diğer çok taraflı platformlarda Türkiye’nin öncülüğü, ortak tarih ve kültür bağlarının günümüz diplomasisinde nasıl bir güç unsuru olabileceğinin göstergeleri. Bu öncülük, ilişkide bulunduğu diğer ülkelerin gelecekteki ittifaklarının yönünü belirlemede de belirleyici bir rol oynuyor. Dolayısıyla Türkiye’nin attığı adımlar, diğer devletler için hem güvenilir bir rehber hem de işbirliği modellerinin çerçevesini çizen bir unsur niteliğinde.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir. Dünya ve İslam’ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Daha Fazla Makale

Yazardan Daha Fazla Makale