Hint Okyanusu’nun kalbinde yer alan Mayotte, Fransa’nın 101. ili. Nüfusun %98’i Müslüman olan bu adada ezan sesleri, Fransız yasalarının ve bayrağının gölgesinde yankılanıyor.
1974 ve 1976 referandumları, bölge için tarihi bir dönüm noktasıydı. Komor Takımadaları bağımsızlık için “evet” derken, Mayotte halkı şaşırtıcı bir kararla Fransa ile kalmayı seçti. Bu karar, Mayotte’yi komşularından koparan ve “bağımsızlık” yerine “Fransız refahını” tercih eden aykırı bir yolun başlangıcı oldu.

Mayotte, 31 Mart 2011 tarihinde resmen Fransa’nın bir denizaşırı ili oldu. Bu dönüşümle birlikte ada; Euro kullanımına geçti, Fransız eğitim müfredatını benimsedi ve Avrupa Birliği toprağı sayıldı. Ancak bu süreç, yerel Müslüman kimliği ile seküler Fransız yasaları arasında hassas bir dengenin kurulmasını zorunlu kıldı.
2011’e kadar yetkili olan “Kadılık” kurumları, il olma süreciyle birlikte yerini tamamen Fransız medeni kanununa bıraktı. Bugün Mayotte, bir yandan İslami değerlerini korurken diğer yandan Fransız hak ve sorumluluklarıyla iç içe yaşıyor.

Mayotte’nin statüsü hala tartışmalı. Komorlar Birliği, adayı kendi toprağı olarak görmeye devam ediyor ve BM bu konuda Fransa’ya sık sık eleştiriler yöneltiyor. Bu durum, her yıl binlerce Komorlunun “Fransız toprağına” ulaşmak için hayatını riske attığı tehlikeli bir göç rotasını ve insani krizi de beraberinde getiriyor.
Mayotte, sömürge sonrası dönemde “bağımsızlık” yerine “entegrasyonu” seçen nadir örneklerden biri olarak dikkat çekiyor. Fransa’nın bu en uzak köşesi, hem kültürel dokusu hem de jeopolitik konumuyla duyanları şaşırtıyor.
Muhammed Yasin Gidici 2004 yılında İzmir’de doğdu. Halihazırda İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde eğitim hayatına devam etmektedir. Dış politikada Doğu Afrika ve kriz, çatışma bölgelerine yoğunlaşarak çalışmalar yapmaktadır. İngilizce bilmektedir.

