Donald Trump’ın Ortadoğu’ya barış getirme çabaları karşısında Avrupa büyük ölçüde seyirci konumunda kaldı. Şimdi ise Washington’ın Gazze’yi geçici olarak yönetecek bir “Barış Kurulu” kurma girişimlerini şüpheyle izliyor.
Kuruluşun önde gelen isimleri, Trump’ın cuma günü dünya liderlerini katılmaya davet ettiği bu örgütün Birleşmiş Milletler’i zayıflatma ihtimalinden özellikle endişe duyuyor. Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kasım ayında, bu Kurul’un kurulmasını da içeren Gazze barış planı kapsamında ABD’nin önergesini desteklediğini hatırlatmakta fayda var.
Görünüşe göre bu durumu göz ardı eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, pazartesi günü Trump’ın Kurul’a katılım teklifini reddetti. Ofisinden yapılan açıklamada, Kurul’un tüzüğünün “özellikle Birleşmiş Milletler’in ilkeleri ve yapısı açısından ciddi sorular doğurduğu ve bu ilkelerin sorgulanamaz olduğu” ifade edildi.
Trump ise Macron’un Kurul’a karşı çıkmayı sürdürmesi halinde “Fransa’nın şarap ve şampanyalarına yüzde 200 gümrük vergisi uygulayacağını” söyledi ve ardından Macron’un “sonunda katılacağını” ileri sürdü. Ancak aynı açıklamada, Macron’un “zaten çok yakında görevden ayrılacağı için kimsenin onu istemediğini” de ima etti.
Diğer Avrupalı liderler de Moskova ve Pekin’in Kurul’a dahil olabileceğine dair haberler nedeniyle katılım konusunda isteksiz davranıyor. Örneğin Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin bir yardımcısı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Nawrocki’nin bu girişime karşı çıkan liderler arasında yer alacağını söyledi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası katılımı, Avrupa Birliği temsilcilerinin de Kurul’dan uzak durmasına yol açabilir. Ancak bu hamlenin, aynı zamanda başka uluslararası gerilimlerin çözümüne katkı sağlamak amacıyla tasarlandığı düşünülüyor.
Euobserver’da haftanın başında yayımlanan bir değerlendirmeye göre Brüksel, “kendini Trump tarafından dışlanmış ve hor görülmüş hissediyor; Trump, Avrupa Birliği’ni vazgeçilmez bir transatlantik ortak olarak değil, yalnızca bir pazarlık aracı olarak görüyor.”
Macaristan hükümeti ise Trump’ın Barış Kurulu girişimi konusunda farklı bir tutum benimsedi. Başbakan Viktor Orbán, pazar günü yaptığı açıklamada, gruba katılmak üzere yapılan “onurlu daveti” kabul ettiğini belirtti. Orbán, bu adımı “Donald Trump ile barış gelir” söyleminin ve Macaristan’ın barış çabalarının “tanındığının” bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Kurula daimî üye olmak isteyen ülkelerin 1 milyar dolardan (0,85 milyar avro) fazla ödeme yapması gerektiği, diğer ülkelerin ise üç yıl boyunca ücretsiz olarak katılabildiği bildiriliyor.
Kaynak: The European Conservative

Dünya ve İslam, mesleki kurumsal makalelere, bağımsız düşünce ve dış politika değerlendirme yazılarına açıktır. Platformumuzda yer alacak yazılar çoğunlukla değişik kaynaklardan, kimlik ve yaklaşımlardan olacaktır.
Dünya ve İslam olarak yayımladığımız yazıların içeriğine; aktarılan bilgilerin gerçeklik değerine, yaklaşım tarzına, yapılan analizlere ve çıkan sonuçlara tümüyle katılmamız söz konusu değildir.

