Dünya ve İslam

 

Trump’ın G20 Boykotu: İnsan Hakları mı, Çifte Standart mı?

Share

ABD Başkanı Donald Trump, Güney Afrika’daki beyaz çiftçilere yönelik “insan hakları ihlalleri”ni gerekçe göstererek, Johannesburg’da gerçekleşecek bu yılki G20 zirvesine katılmayacağını açıkladı. Trump’ın son açıklamaları, insan hakları konusunda çok bilinen bir çifte standartı daha gözler önüne serdi. Güney Afrika’daki beyaz çiftçilerin topraklarının ellerinden alınmasını ve buna bağlı olarak yaşadıkları şiddet ve ayrımcılığı “insan hakları ihlali” olarak lanse etmesi, birçok kişiyi düşündürmek zorunda bırakıyor. Çünkü Trump ve yönetimi, Güney Afrika’daki beyaz çiftçilerin yaşadığı zulmü dünya gündeminin en önemli meselelerinden biri olarak ele alırken, siyahiler, Müslümanlar veya diğer azınlıklara karşı işlenen yüzlerce insanlık suçuna karşı da bir o kadar sessiz.

Trump, “Afrikalılar öldürülüyor, katlediliyor; topraklarına ve çiftliklerine yasadışı şekilde el konuluyor” diyerek, Güney Afrika’daki insan hakları ihlalleri için oldukça sert bir dil kullandı.

İnsan hakları konusundan bu kadar hassas olan aynı Trump ve yönetimi, yıllardır Filistin halkının haklarını ihlal eden, İsrail’in Filistin’e yönelik soykırım politikalarının birinci destekçisi. Bir yanda Afrika’daki toprak ve çiftlik sorunlarını insan hakları ihlali olarak görürken, Orta Doğu’da her gün devam eden soykırım benzeri eylemler ise jeopolitik kırılmalar ve rakamlardan ibaret.

ABD’nin emperyalist tutumları, dünyanın dört bir yanında ezilen halkların acılarına göz yuman, onların üzerindeki baskıyı pekiştiren bir dış politika uygulamakta. Zira, Trump’ın yönetimi, Ortadoğu başta birçok coğrafyada insan hakları ihlallerini göz ardı ederken, yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmekte.

Trump’ın açıklamaları, aslında 2026 G20’nin Miami, Florida’da yapılması arzusuyla birleşerek, Amerika’nın global güç politikaları ve stratejilerindeki egemenlik anlayışını bir kez daha ortaya koyuyor. Dünyanın geri kalanını yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirme arzusuyla hareket eden bir ülke, insan hakları konusunda samimi bir öncülük yapma iddiasında bulunabilir mi?

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir. Dünya ve İslam’ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Daha Fazla Makale

Yazardan Daha Fazla Makale