ABD Başkanı Donald Trump, Çin lideri Şi Cinping’in Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesinde önemli bir rol oynayabileceğini söyledi. Washington, bir yandan yeni gümrük vergileriyle Pekin’e baskı kurarken, diğer yandan diplomatik kanalları açık tutuyor.
Donald Trump, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin üzerindeki nüfuzuna dikkat çekti.
Trump, “Şi’nin Putin’i ikna edebileceğini düşünüyorum. Bence onun Putin üzerinde büyük bir etkisi olabilir. Hatta birçok lider üzerinde etkisi var.” ifadelerini kullandı.
Trump, Şi Cinping’in “büyük bir ülkenin güçlü bir lideri” olduğunu belirterek, gelecek hafta Asya ziyareti kapsamında Güney Kore’de Çinli mevkidaşıyla görüşeceğini ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın çözümü konusunu gündeme getireceklerini söyledi.
“(Şi ile) Rusya-Ukrayna meselesini konuşacağız.” diyen Trump, Çin’in Moskova üzerindeki diplomatik etkisinin “savaşın sonlandırılması için bir fırsat” olabileceğini dile getirdi.
Bu açıklama, Washington’un Pekin ile ilişkilerinde hem rekabet hem de zorunlu iş birliğinin aynı anda yürütüldüğüne işaret ediyor.
Gümrük Tarifesi Krizi: Önce Ertelendi, Şimdi Yeniden Gündemde
ABD Başkanı Trump, 11 Ekim’de yaptığı açıklamada Çin’den ithal edilen ürünlere yüzde 100 ek gümrük vergisi getirme kararı almıştı.
Ancak bu karar, uluslararası piyasalarda oluşan gerilim ve müttefik ülkelerden gelen diplomatik uyarılar üzerine geçici olarak ertelenmişti.
Yetkililer, Trump’ın 1 Kasım tarihini yeni hedef olarak belirlediğini, ancak Asya ziyaretinin seyrine göre bu planın yeniden değerlendirilebileceğini bildirdi.
Trump, “Çin son dönemde düşmanca ticaret politikaları izliyor, ama biz diyalog kapılarını tamamen kapatmıyoruz.” diyerek ekonomik yaptırımların, diplomatik temaslarla birlikte yürütüleceğini ifade etmişti.
ABD’nin 2025 Tarifeler Zinciri
2025 yılı, Washington’un Pekin’e karşı “ekonomik baskı diplomasisi” yürüttüğü bir dönem olarak kayda geçti. Yılın başında Çin ürünlerine getirilen %10 ve %20’lik tarifeler, bahar aylarında bazı sektörlerde %100’ü aşan oranlara ulaştı. Ancak artan enflasyon riski ve küresel piyasalardaki tedirginlik nedeniyle yaz başında planlanan %30’luk ek vergi askıya alındı. Mayıs ayında 90 günlük bir “ticaret ateşkesi” ilan edilirken, Trump yönetimi sonbaharda yeniden sertleşti ve 1 Kasım itibarıyla Çin’e %100 ek tarife uygulayacağını duyurdu.
Budapeşte Zirvesi İptal Edildi
Trump, 16 Ekim’de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Macaristan’ın Budapeşte kentinde bir araya gelmeyi planladığını duyurmuştu.
Ancak Beyaz Saray’ın 21 Ekim’de yaptığı açıklamayla, yakın gelecekte böyle bir zirvenin beklenmediği duyuruldu. Trump da bu bilgiyi doğruladı:
“Devlet Başkanı Putin ile planladığımız görüşmeyi iptal ettim çünkü şu anda doğru bir zaman değil.”
Bu karar, ABD-Rusya ilişkilerinde belirsizliğin sürdüğünü ve Washington’un diplomatik temaslarda Çin faktörünü ön plana çıkardığını gösteriyor.
Küresel Etkiler
Çin’in enerji yatırımları, Kuşak-Yol girişimi ve Orta Asya’daki etkinliği, Türkiye, Pakistan, Endonezya ve Körfez ülkeleri için yeni riskler doğuruyor. Çin’in bölgedeki etkinliği, ABD’nin ticaret ve güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor.
Trump’ın açıklamaları bu nedenle sadece Washington-Pekin hattını değil, dünya ticaretinin yeni jeopolitiğini de şekillendirebilir.
Sonuç: Ekonomik Baskı ve Diplomatik Zemin Birlikte İşliyor
Trump yönetimi, Çin’e karşı hem ekonomik baskı araçlarını devreye sokuyor hem de Şi Cinping’in küresel rolünü tanıyarak diplomatik kapıları aralık bırakıyor.
Washington’un bu “ikili stratejisi”, hem ticaret savaşları hem de Rusya-Ukrayna çatışması üzerinden yeni bir küresel diplomasi dönemine işaret ediyor.
Ahsen Nur Katırcıoğlu, Türkistan coğrafyası odaklı uluslararası ilişkiler alanında akademik ve saha temelli çalışmalar yürütmektedir. Prodüksiyon, tanıtım, editörlük ve içerik üretimi alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yayıncılık, akademik eğitim, medya çalışmaları ve dijital arşivleme projelerinde rol almıştır. İbn Haldun Üniversitesi’nde çift anadal öğrencisi olarak Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile Yeni Medya ve İletişim bölümlerinde öğrenimini sürdürmektedir. İngilizce ve Arapça bilmektedir.

